Sodyum minerali vücutta ne işe yarar?

   Sodyum minerali faydaları ve görevleri
 
   Sodyum, vücutta su dengesinin korumasında ve besinlerin hücre duvarından geçişinde görev alır. Sinir ve kas fonksiyonlarının sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi için de gereklidir.

   Sodyum eksikliğinde vücudun vereceği reaksiyonlar

   Eksikliğinde halsizlik ve güçsüzlük, baş dönmesi, çarpıntı, tansiyon düşüklüğü, hafıza bozukluğu ve konsantrasyon zayıflığı, baş ağrısı, depresyon, mide bulantısı ve kas krampları gibi sağlık sorunları oluşur. Yetersiz tuz alımı, tuz alınmadan fazla miktarda su tüketilmesi, böbrek hastalıkları, yanıklar ile ishal, kusma ve terleme yolu ile vücudun tuz kaybetmesi sodyum eksikliği oluşmasının başlıca nedenleridir.

   Sodyum fazlalığı ve bu durumun zararları

   Normalde fazlası idrar ve terleme yoluyla vücuttan uzaklaştırılır. Bununla birlikte, sodyum fazlalığı yüksek tansiyon, potasyum kaybı, vücutta su tutulması ve ödemlere neden olur. Sodyum fazlalığında potasyum takviyesi yaparak, potasyum eksikliğinden doğabilecek zararlı sonuçlardan korunmaya çalışılmalıdır. Sodyum Fazlalığının en önemli nedenleri fazla tuz ve tuzlu, yani bol miktarda sodyum içeren, besinler tüketmek, yetersiz su alımı ya da ishal, terleme ve kusma yoluyla vücudun sodyuma oranla daha fazla su kaybetmesi nedeniyle kandaki sodyum oranının artması olarak sayılabilir.

   Sodyum içeren besinler nelerdir? 

   Vücuda giren Sodyumun büyük bir kısmı tuzdan elde edilir. Ayrıca, maden suları, başta hamsi olmak üzere deniz ürünleri, peynir, kırmızı ve yeşil biber, fındık, fıstık, ceviz, kereviz ve havuç bol miktarda sodyum içeren besin maddeleridir.

   Günlük sodyum ihtiyacı nedir ?

   Normal sağlıklı bir yetişkin için günlük sodyum ihtiyacı 2 – 3 gram civarındadır ve bu sodyum miktarı 5 gram tuzdan sağlanabilir. Normal şartlarda sodyum ihtiyacı rahatlıkla karşılanır, fakat ishal gibi vücudun sıvı ve mineral kaybettiği durumlarda kaybedilen sodyumun geri kazanılması için su ile birlikte bir miktar tuz alınmalıdır. Vücudun ihtiyaç duyduğu sodyumun miktarı hamilelerde artarken, yüksek tansiyon hastalarında azalmaktadır. Ayrıca, bebeklere 1 yaşına gelene kadar tuz ve tuzlu besinler verilmemelidir. Zaten anne sütü sodyum açısından en ölçülü şekilde yaratılmıştır.



Bu Yazıyı Beğendiniz mi?

0 yorum:

Yorum Gönder


> Coupe görünümlü 4 kapılı. 

> Unutulmaz replikler 

> En komik video 

> Devlet-i Aliye-i Osmaniye 

Damga Vuranlar - t:@gundemizkimdir


   Bediüzzaman Said Nursî, 1878'de Bitlis vilayetine bağlı Hizan ilçesi Nurs köyünde dünyaya geldi. Çocukluğunda çevresindeki medreselerde eğitim gördü. Kendisinde görülen harikulade zeka ve hafıza sebebiyle önceleri Molla Said-i Meşhur diye tanındı. Daha sonra "Zamanın Harikası" anlamında "Bediüzzaman" ünvanıyla şöhret buldu. 

   Talebelik yıllarında temel İslamî ilimlerle ilgili 90 kitabı ezberledi. Her gece bunlardan birini tekrar ediyordu.
→ Devamı

   Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri, Silistre’nin Ferhatlar köyünden olup, 1888 (1304 H.) senesinde dünyaya geldi. Babasının devrinin maruf bir siması olan dersiam ve hafız, Osman Efendi’dir. Osman Efendi tahsilini İstanbul’da tamamlamış, sonra Silistre’nin meşhur Satırlı Medrese’sinde yıllarca müderrislik yapmıştır. 

   Süleyman Hilmi Tunahan Hazretleri’ın ceddi, İdris Bey’e dayanmaktadır.

   Maraş'lı bir soydan gelen Necip Fazıl'ın çocukluğu, mahkeme reisliğinden emekli büyük babasının İstanbul Çemberlitaş'taki konağında geçti.

   İlk ve orta öğrenimini Amerikan ve Fransız kolejleri ile Bahriye Mektebi'nde (Askeri Deniz Lisesi) tamamladı.Lisedeki hocaları arasında dönemin ünlülerinden Yahya Kemal,Ahmet Hamdi(Akseki),İbrahim Aşki gibi isimler vardı. İstanbul Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'nü bitirdikten (1924) sonra gönderildiği Fransa'da Sorbonne Üniversitesi Felsefe Bölümünde okudu ...
→ Devamı



   Harezmşahlar Devleti'nin son hükümdârı. Asıl ismi Mengüberti olup lakabı Celâleddîn’dir. Doğum târihi bilinmemektedir. Babası, Harezmşâh Devleti Sultânı Alâüddîn Muhammed, annesi Ay-Çiçek Hâtun’dur. Küçük yaştan itibâren çok iyi bir eğitim ve öğretim gördü.  

   Genç yaşta Gazne ve çevresinin vâliliğine tâyin edildi. Bundan sonra babasının bütün seferlerinde yanında bulunup, başarısına ...

   İlk Müslümanlar ilim ufukları, hakikat tutkusu ve araştırma aşklarıyla varlık ve eşyayı didik didik etmiş, çağlar boyu birer kaynak olar...

   Miladî takvimin birinci bin yıl sonu; matematik, fizik ve astronomide zirvenin yaşandığı bir dönemdir. Bu ilim dallarının hepsinde aktif ve üretkenliği ile öne çıkan, 12. asırdaki halefleri tarafından "İkinci Batlamyus" olarak adlandırılan ilim adamı İbn-i Heysem'dir.10. asrın ikinci yarısında Irak'ta -muhtemelen Basra'da- doğmuş olan İbn-i ...
→ Devamı

   Türk Edebiyatının 17.yy'daki önde gelen Mutasavvıf şairlerinden olan Niyazi Mısri 1618 yılında ( Hicri 1027) Malatya da dünyaya gelmiştir. Doğduğu yerin Soğanlı köyü olduğuna dair görüşler öne sürülse de kendi eserlerinde doğduğu yer olarak Soğanlıdan bahsetmemektedir.  

   Bazı yerli araştırmacılar Malatya civarında Aspozi denilen yerde doğduğundan söz ederler.17.yy’a ait sicil defterinde, tarihi kaynaklarda Malatya ve civarında Soğanlı diye yerleşim yerinin olmaması bu ...